TURİZMDE OTEL PERSONELININ OZELLIKLERI
PERSONEL
OZELLIKLERI
(1) Kendine saygı – kendine güven:
(a) Kendi ailesine, arkadaşlarına,
konuklarına istekle hizmet eden bir insan ayrıcalıklarıdır. Böyle bir insan, oturmuş, sıcak
ve olumlu kişiliği ile kendisiyle arkadaşlık yapan herkesin, tekrar tekrar birlikte olmak isteyecekleri
bir ortam yaratacaktır.
(b) Kendini Açmak.
(I) Kişinin kendisini açmasının,
kendisiyle karşısındaki arasında daha iyi bir iletişim ortamı yaratacağı açıktır.
Acaba kişi kendisini nasıl açabilir? “Kendisini açmak” deyiminden ne anlaşılır?
Kendisiyle ilgili saklı yönleri ve sırları mı sergilemektir? Geçmişte olup biten, başından
geçen olayları mı açıklamaktır. Kişinin kendisini açması o kişinin
eskiden başından geçen olayları anlatmak olarak değil, içinde bulunan zaman parçasında
birbirleriyle ilgili olan duygu ve düşünceleri paylaşmak olarak anlaşılmalıdır. Kişisel
ilişkiler, geçmişteki yaşantıların karşılıklı aktarılması yoluyla
sağlam bir temel üzerine kurulamaz. Kişiler birbirleriyle etkileşimde bulundukları sırada, o
anda, bu etkileşimden doğan düşünce ve duyguları paylaşabilirlerse, kendisini açmış
olurlar.
(II) Burada kuşkusuz tanıştığımız herkesle açık bir paylaşım
içine girmemiz salık verilmemektedir. Kendisini açmak yalnız güven duyulan kişiye karşı
yapılabilir. Bir insanın karşısındakine güven duyulabilmesiyle zaman içinde gerçekleşir.
Fakat “zaman da” içinde, hiçbir açma denemesine girilmezse, o zamanda ilişki, gelişme
ve büyüme temelinden yoksun kalır. Kendisini açan kişi, karşısındakine güven
vermekte, güven duyan kişi de kendisini daha çok açabilmekte; buysa kendisini açma girişiminde
bulunan kişinin güven duygusunu artırarak derin ve içten bir yakın ilişkinin gelişebilmesini
sağlamaktadır.
(III) İnsanın kendisini kapadıkça karşısındakini
de kapanmaya zorlayan bir kısır döngüden çıkarak verimli ilişkiler ortamına girmek
istemesi, her turizmci için de geçerlidir.
(IV) İnsanlar başkalarını tanıdıkları
ölçüde kendisilerini tanırlar. Kendisini iyi tanıyan, kendisiyle barışık olan insanın
kendisine olan güveni, kendisine saygısı vardır. Kendisini beğenmiş hissi vermeden kendisine
güvenmektedir. Böyle bir insan ise en iyi iletişim yollarını bulur; hizmeti verebilir ve alabilir.
(V) Burada sadece tesislerde görevli elemanların diğer elemanlar ve tesisteki tüm konuklarla
olan ilişkileri değil yaşamın diğer bölümleri de böylesi ilişkilere girerek kişiliğini
geliştirmeler kastedilmektedir. Nitekim gelişmiş kişiliğe sahip olanların, belli davranış
kalıplarını gösterebilmesi gerektiği yerlerde bile, kendisinden olumlu bir şeyler katarak sektörün
gelişmesine katkıda bulunabileceğine önceki ünitelerde de değinilmiştir.
(2)
Uygun giysi ve görünüm:
(a) Özellikle kadınların bolca kullandığı
parfüm ilk defa neden kullanıldığını biliyor musunuz? Geçtiğimiz yüzyıllarda
Fransa’daki sarayda ve banyoda tuvaletler yoktu. Günlerce yıkanmayan “soylular” , üzerlerindeki
kötü kokuların duyulmaması, bastırılması için aşırıya kaçan
kokular sürüyorlardı. Bugün parfümleri dünyasında milyarların dönmesini sağlayan
parfümün doğuş öyküsü böyledir. Ama o zaman da bile “Türk Hamamları”,
“Türk Temizliği” ünlüydü. En azından “Temizlik imandan gelir”, “Aslan
yatağından belli olur” gibi temizliğe, tertibe ilişkin atasözlerini hatırlatmakta yarar
vardır.
(b) Öte yandan, kişinin evine bir konuk geleceği zamanki hali ile heyecanı göz
önüne getirilmelidir. Ortalık silinip, süpürülür, tozlar alınır, temiz pak giyinilir.
Hatta misafir geldiği zaman kullanılan, diğer zamanlarda içine girilmeyen “Misafir Odaları”
mız bile vardır. Benzeri konukseverlik örneğine başka ülkelerde rastlamak oldukça zordur.
(c) Böylesi bir geleneğe sahip olmamız, böyle bir kültürde yetişmiş olmamız,
bir konaklama tesisinde çalışmaya aday olarak kılık kıyafetimize özen göstermede,
kişisel temizlik ve bakımımızı layıkıyla yerine getirmede kuşkusuz bize büyük
bir kolaylık sağlayacaktır.
(ç) Uygun giysi ve görünüm için özel
dikkat gösterilmesi gereken hususlar maddeler halinde belirtilmeye çalışılırsa şöyle
bir liste çıkarılabilir.
(I) Temiz, düzgün bir üniforma korunmalıdır.
(aa) Üniforma kirli ise temizletilmelidir.
(bb) Her gün ütületilmelidir.
(cc) Gerekli tamirat yaptırılmalıdır.
(çç) Yırtık cepleri diktirilmelidir.
(dd) Kopan düğmeleri yerine yenisi diktirilmelidir.
(ee) Bozuk fermuarlar değiştirilmelidir.
,
(ff) Üniforma ceplerinde büyük tarak veya benzeri şeyler taşınmamalı, cepler
aşırı doldurulmamalıdır.
(gg) Üniforma eskiyince yenisi talep edilmelidir.
(II) Gerekli kişisel bakıma özen gösterilmelidir.
(aa) Her gün banyo ya da duş
yapılmalıdır.
(bb) Dişler her gün olarak fırçalanmalıdır.
(cc) Etkili bir vücut kokusu giderici (deodorant) kullanılmalıdır. (İnsan kendi kokusunu duymaz,
ancak özellikle kimilerinde dikkat çekici biçimde vücut kokusu olabilir. Terli durumlarda daha da
ortaya çıkar, dikkat edilmelidir.)
(çç) Parfüm ya da kolonya kokuyu çok
fazla ön plana çıkaracak şekilde sürülmez. Dikkatli ve az kullanılmalı. “Ne
kadar çok parfüm kullanılırsa, o kadar etkili olunur” yanılgısına düşülmemelidir.
(dd) Tırnaklar temiz ve bakımlı olmalıdır. (Sürekli göze çarpan bir
el, kırılmış ojeleri kalkmış ya da sonuna kadar yenmiş tırnaklardan daha kötü
gözüken bir şey yoktur).
(ee) Saçlar temiz ve düzgün taranmalı, belli bir
kurala göre kesilmelidir. Özellikle iş başında aşırıya kaçan saç şekilleri
hiç uygun değildir.
(ff) Özellikle yiyecek – içecek servisinde çalışılıyorsa,
saçlar yüze düşmeyecek şekilde başlık içinde tutturulmalıdır.
(gg) Eğer uygunsa, belli belirsiz hafif bir makyaj yapılmalıdır (Makyaj doğru biçimde yapıldığında
kişinin özelliğini arttırır; ne kadar ki makyaj fark edilir olmalı ancak aşırıya
kaçılmamalıdır).
- Parıltılı göz farları sürülmemelidir.
- Takma kirpik kullanılmamalıdır.
(ğğ) Eğer mutlaka gerekiyorsa, ağzın
kenarlarını taşmayan normal bir bıyık bırakılmalıdır.
(hh) Favoriler
kulak hizasında ve düzgün kesilmelidir.
(3) Genel Özellikler:
(a) Tesisi iyi tanımak:
(I) Tesise gelen konukların büyük bir çoğunluğu, posta hizmetleri, mesaj, telefon
ve uyandırma servislerinin mevcut olması gerektiğini düşünürler. Yirmi dört (24) saat
veren restoranların, toplantı ve ziyafet imkânlarının bulunduğunu sanırlar.
(II) Aspirinden magazin satan makinelere, haritadan kilise ve camiye her şeyin mevcut olduğu varsayarlar ya da
umarlar. Konukların beklentilerini izlemek zor ama gereklidir.
(III) Çalışılan kurumda
elbette ki bu ve buna benzer soruları yanıtlayacak bilgi edinilmiştir. Başka deyişle görevli
kişinin o kumru tanıdığı söylenebilir.
Ancak bir görevli elemanın en azından
şu konuları bilmesi gerekir;
(aa) Tesisin havalandırma sistemi nasıldır? Odalar için
ne çeşit bir ısıtma, havalandırma, soğutma sistemi kullanılmıştır? Nasıl
işlemektedir? Bazı genel arızılar var mıdır? Varsa nelerdir?
(bb) Yüzme havuzu
hangi saatlerde konukların kullanılmasına açıktır? Suyun temizlenmesi için ne gibi
yöntemler kullanılıyor? Konukların güvenliğini sigorta etmek için hangi yöntem ve
kurallar uygulanmaktadır?
(cc) Gaz, su, elektrik sigortalarının yerleri nerededir?
(çç)
En yakın yangın söndürme aleti nerededir?
(b) Kendine Bakmak:
İletişim
yollarını ne kadar iyi bilirsek bilelim, konuk beklentilerine yanıt vermede istediğimiz kadar ulaşalım,
giysilerimize elden geldiğince özen gösterelim, bakımlı ve sağlıklı bir vücuda
sahip olmadığımız sürece bütün bu özellikler işe yaramayacaktır. Çünkü
turizm elemanı olmakla, sağlık ve enerji dolu olmak vazgeçilmez bir ikilidir. Yaş hiç önemli
değildir, ruhen ve bedenen bu işe hazırlıklı olmak, yardımcı olmak için arzulu,
istekli, eskilerin deyimiyle “cevval” olmak gerekir. Onlarca insanın sorunlarıyla başa çıkabilmek
için büyük bir enerji deposunun olması gerekir. Düzenli bir hayat, düzenli bir uyku, bilinçli
beslenme, mümkün olduğunca az (ya da hiç) içki, ancak bizi enerji deposuna çevirebilir.
Zevkli, kazançlı ama yorucu, fedakârlıklar isteyen bir meslektir turizmcilik. Kaldı ki sağlığına
özen göstermek, yalnızca işinde başarılı olmak için gerekli değildir
(c) Personel İlişkilerinin Konuklara Yansıması:
(I) Personel ilişkileri, mutlaka konuklarla
ilişkileri düzenleyen kurallar kadar mesafeli olmak zorunda değildir. İş arkadaşlığı
vardır, iş dışında ya da konukların olmadığı, kendilerine ayrılan bölümlerdeki
iletişim biçimlerinin mesafe ve dozunu kendileri ayarlayacaklardır, özgürdürler. Ancak konuklara
hizmet verirken güler yüzlülük ve ciddiyet, birbirlerine karşı davranıştaki kibar,
nazik “Şövalye”ce davranış, aynı konuklarla kurdukları iletişim gibi olmalıdır.
Ne kadar samimi olunursa olunsun iki kişi arasındaki bu ilişki konukları hiç ilgilendirmez “sahne”
çıkıldığı zaman herkes rolünü layıkıyla oynamak zorundadır.
(II) Özellikle konuklar için, personel arasındaki bir kavga ya da tartışmaya tanık olmak,
örneğin tüm servis ve bar hizmetlerinden sorumlu olan kişinin (Maitre d’Hotel) bir garsonu azarladığı
ya da bir komiye çattığını duymak kadar üzücü ve çirkin bir şey olamaz!
Bu sahne “ her ne şekilde olursa olsun “ tüm güzellikleri unutturmaya yeterli olabilir.
(III) Tesislerdeki herhangi bir iş arkadaşı ya da amir sevilmiyor olabilir ama bunu konuklara hissettirmemek
kesindir. Uyumlu bir ev sahipleri topluluğu görüntüsü yaratmak, tesise güveni de arttıracaktır,
konuk da kazandıracaktır.
(IV) Personelin iş başında içki ve sigara içmesi
karşılıklı sohbete dalması da hiç hoş karşılanmayan bir davranışlardır.
Tesiste yaratılan ortam unutulmamalıdır ki bizim için değil konuklar içindir.
(V)
Bir başka davranış biçimi, konukların biçimi, konukların tesiste bulundukları
sürece özel yaşamlarını mümkün olduğunca korumak kollamak, dışarıya
yansıtmamaya özen göstermektir. Kaldı ki başkalarının özel hayatları çalışmaları
ne kadar ilgilendirir? Yalnızca dedikodu yapmaya yarar. Dedikodunun yoğun olduğu tesiste kim kalmak ister?
Dolayısıyla görev gereği tanık olduğunuz kimi özel konuşmalar yaşantılar
personel arası konuşmaların ya da iş dışında ki konuşmaların konusu olmamalıdır
(VI) Yine örneğin konukların tesis içindeki yaşantılarının gizliliğini
korumak için “Ahmet bey barda içki içiyor haber verin telefon var” yerine Ahmet bey’in
telefonla görüşme isteyip istemediği sorulmalıdır. Zira Ahmet Bey barda içmekte olduğunun
bilinmesini arzu etmeyebilir. Zaten iyi bir garson, hiçbir zaman konuğun ne yediğini, ne yaptığını
başkalarına söylemez.